1. Istikharah (Seeking Allah's Help in Making a Decision)
اَللّٰهُمَّ إِنِّيْ أَسْتَخِيْرُكَ بِعِلْمِكَ ، وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيْمِ ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلَا أَقْدِرُ ، وَتَعْلَمُ وَلَا أَعْلَمُ ، وَأَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوْبِ . اَللّٰهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هٰذَا الْأَمْرَ (وَيُسَمِّي حَاجَتَه) خَيْرٌ لِّيْ فِيْ دِيْنِيْ وَمَعَاشِيْ وَعَاقِبَةِ أَمْرِيْ ، فَاقْدُرْهُ لِيْ وَيَسِّرْهُ لِيْ ثُمَّ بَارِكْ لِيْ فِيْهِ ، وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هٰذَا الْأَمْرَ (وَيُسَمِّي حَاجَتَه) شَرٌّ لِّيْ فِيْ دِيْنِيْ وَمَعَاشِيْ وَعَاقِبَةِ أَمْرِيْ ، فَاصْرِفْهُ عَنِّيْ وَاصْرِفْنِيْ عَنْهُ وَاقْدُرْ لِيَ الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ أَرْضِنِيْ بِهِ
Allâhümme innî estahîruke bi'ilmike, ve estekdiruke bikudratike, ve es'elüke min fedlikel-azîmi, fe'inneke tekdiru ve lâ ekdiru, ve ta'lemü ve lâ a'lemü, ve ente allâmül-ğuyûbi . Allâhümme in künte ta'lemü enne hâzâl-emra (ve yüsemmî hâceteh) hayrun lî fî dînî ve ma'âşî ve âkibeti emrî, fâkdürhü lî ve yessirhü lî sümme bârik lî fîhi, ve in künte ta'lemü enne hâzâl-emra (ve yüsemmî hâceteh) şerrun lî fî dînî ve ma'âşî ve âkibeti emrî, fâsrifhü annî ve isrifnî anhü ve ikdür liyel-hayra haysü kâne sümme erdinî bihî
Allah'ım! Senin ilminle Senden hayırlısını isterim, kudretinle Senden güç isterim ve Senin büyük lütfundan dilerim. Çünkü Sen güç yetirirsin, ben yetiremem; Sen bilirsin, ben bilmem; Sen bütün gaybları hakkıyla bilensin. Allah'ım! Bu iş benim dinim, yaşayışım ve işimin sonucu bakımından hakkımda hayırlı ise onu bana takdir et, kolaylaştır ve onu bana mübarek kıl. Eğer bu iş benim dinim, yaşayışım ve işimin sonucu bakımından hakkımda şer ise onu benden, beni de ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu bana takdir et, sonra da beni onunla hoşnut eyle.
Kaynak: Buhâri 6382